18 Şubat 2010 Perşembe

Çünkü Bitti

Sana aldığım bitter Tobleronu yiyorum.
Romantik-komedi izlerken ağlıyorum.
Bitter Tobleronu kim sever ki diyorum,
Senden başka.
Şarkı söylemeye başlıyorum
Senin sevdiklerinden
Duygusal olanlarından
Uykum geldi...
Sabahları uyanamıyorum ben biliyor musun?
Dengemi kaybettim.
Seni düşünmek istemiyorum.
French Press kullanıyorum,
Filtre kahve içiyorum.
Sen seversin diye.
Bir mum yakıyorum,böğürtlen kokulu.
Mumu üflüyorum.
500 smsi bile bitiremeyen ben,
5000 sms yapıyorum
Uzun muhabbetler edeceğimizi umarak
Seni bekliyorum.
Beklemekten vazgeçiyorum.
Çünkü bitti...

17 Şubat 2010 Çarşamba


Farkettim ki,çilekli puding yiyen erkek çok sexi bi'şey:)

7 Şubat 2010 Pazar

Yoldaki Yakışıklı


Yolda yürürken,alışveriş yaparken,televizyon izlerken herhangi bir yerde herhangi bir zamanda yeşil gözlü-kumral bir erkek ya da genel olarak yakışıklı-karizmatik bir erkek görmek en yakın arkadaşına gay olduğunu söylemene sebep oluyor bence.Şöyle ki,ben bir yerde bir yakışıklı gördüğüm zaman mutlaka bunu biri ile paylaşma ihtiyacı hissediyorum.O giderken onu süzmek,arkasından çekiştirmek,enine boyuna tartışmak istiyorum.Ee tabi,bunu yapabilmem için yanımdaki arkadaşımın da benim gay olduğumu bilmesi gerekiyor değil mi? O bilmeyince ben de söyleyemeyince çatlama noktasına geliyorum.Bir çok arkadaşım biliyor gay olduğumu ve onlara söyleme sebebim acaba kestiğim çocukları biriyle paylaşma ihtiyacı olabilir mi diye durup düşünmüyorum değil?
Öyle olmamasını dilerim:)


Whoami...

5 Şubat 2010 Cuma

Döndü!

Döndüm...
Niye bende bilmiyorum,bir anda kendimi burda buldum yine:)Aslında bir anda değil çünkü blogumun adresini hatırlayamadım.Ne hikmetse!Düşün,düşün,düşündüm.yok!Sonra bir dostun blogundan kendimi bulabildim.
Uzun bir süre sonra tekrardan buradayım...Tekrardan bıkana kadar.Benim gibi her yeni şeye hevesli biri için çok uzun sürmeyecektir eminim.
Döndüm ve değiştim...
Neyim mi değişti? Ben de bilmiyorum.Bu soruya cevap bile veremem.Öyle hissediyorum işte.Büyük işler başarmadım,büyük işler yaşamadım ama değiştim.
Geçen dakikaların yeniliklerine açık olmam dileğiyle:)

14 Haziran 2009 Pazar

Dost(!)

Hani bazen ağır gelir ya insanlar...Sevmezsin onları.Onlar küçük dağları yarattıklarını düşünür,sense saçmaladıklarını.Bir gün öyle bir laf ederler ki.Omuzlarından tutup sarsmak gelir içinden.Kendine gel demek istersin,uyan demek.Ama diyemezsin bir şey.Yüzlerine gülmek zorunda kalırsın.İçine atarsın.Atınca da içine iki yüzlü olduğunu düşünürsün.İçini görmezler onlar senin.Sen sadece bir eğlencesindir.Her zaman güldükleri,esprili kişisindir.Problemin olamaz asla,her zaman enerjik olmak zorundasındır.Senin problemin onlara göre şımarıktır,oysa kendilerinin şımarığın ta kendisi olduğunu farketmezler.

Dost sanmanın nasıl bir şey olduğunu yaşıyorum...

6 Haziran 2009 Cumartesi

Yasak!


Yasak bir aşkın içinde olmak,boğulmak umutlarının içinde belki diyerek,yasak olduğunu bile bile kendini üzmek,yıpratmak,ağlamak,vurmak,kırmak...Hayatın ağırlığından kaçacak yerinin olmaması,ulaşmak istediğin yerin yasak olması çünkü...Anlayamaması seni kimsenin anlayabileceklerini söylemelerine rağmen...Uzak kalmayı istemek her şeyden,yorulmak,tükenmek...Uyumak,uyumak,uyumak...Yasakları rüyalarında delebileceğini düşünerek uyumak...


2 Haziran 2009 Salı

Korkuyorum


Kötülüğün doğuştan gelen bir özellik olduğunu düşünmeye başladım sanki,saçma bir düşünce belki ama yaşadıkların,tanıdığın,gördüğün insanlar sana bunu öğretmiyor mu? İnsanların değişememeleri,değişmiş gibi rol yapmaları,perde kapanıncada her şeyin eski haline dönmesi...Yaradılışımızda kötülük olduğunu göstermiyor mu? Anamızın karnında sahip oluyoruz belki de bu kişiliğe,damarlarımızda akan kanda dolaşıyor.Kanımızı boşaltıp temizleyemeyeceğimize göre...


Korkuyorum...